“40 Yama Tarikatı” Nedir? — Bir İnceleme Denemesi Giriş: Sözcüklerin Ağında Tarikatlar ve Algıların İnşası Bir metin ustası olarak, sözcüklerin bir toplumda nasıl algılar yarattığını, anlam dünyalarını nasıl şekillendirdiğini izlemek beni her zaman büyülemiştir. İnsan zihinlerinde dolaşıma giren bir kelime — ya da kelime grubu — bir “gerçeklik” haline gelebilir; bazen bir efsaneye, bazen bir kavrama, bazen de bir toplumsal meme dönüşebilir. “40 Yama Tarikatı” ifadesi de tam olarak böyle bir mecra: ne net bir tarikat, ne sağlam belgelerle tanımlanmış bir kurum; daha çok bir söylenti, bir karışım, belki yanlış algılar, belki bir dil sürçmesi… Bu yazıda, “40 Yama Tarikatı”nın…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Giriş: İnsan Davranışlarının Duyusal ve Düşünsel Yapıları Bir psikolog olarak, insan davranışlarının ardındaki motivasyonları çözümlemeyi her zaman ilginç bulmuşumdur. İnsan zihni, karmaşık bir yapıya sahiptir; bazen bir durum karşısında nasıl tepki vereceğimiz, bilinçli bir seçim değildir. Plywood neyle kesilir? Basit bir soru gibi görünen bu konu, aslında zihinsel süreçlerimizin derinliklerine inmeye ve insanın duygusal, bilişsel ve sosyal yapısını incelemeye olanak tanır. Tıpkı bir tahtanın düzgün bir şekilde kesilmesi gibi, insanın düşünceleri, duyguları ve sosyal etkileşimleri de doğru araçlarla yönetildiğinde düzgün bir biçim alabilir. Ancak yanlış bir yaklaşım, karmaşık ve dağınık bir sonuç doğurabilir. Bu yazıda, plywood kesimi gibi pratik bir…
Yorum BırakGiriş: Kültürlerin Çeşitliliğini Keşfetmeye Davet Antropoloji, insan toplumlarının ve kültürlerinin çeşitliliğini anlamak üzerine kuruludur. Dünya üzerinde binlerce farklı kültür, kendilerine has ritüeller, semboller, topluluk yapıları ve kimlik anlayışları geliştirerek kendilerini tanımlamışlardır. Bu farklılıklar, insan deneyiminin zenginliğini ve derinliğini ortaya koyar. Peki, kültürün önemli bir parçası olarak görülen mecumalar nedir? Birçok kültürde toplulukların birbirleriyle ve doğayla kurduğu ilişkiyi sembolize eden, ritüel anlam taşıyan nesneler ve pratikler, bazen yazılı bazen görsel bir biçimde aktarılabilir. Bu yazıda, “mecmua” kavramını antropolojik bir perspektifle ele alacak, kültürlerin sembollerle şekillenen dünyasına bir bakış atacağız. Mecmua: Toplulukların Bir Araya Gelme Aracı Mecmua, kelime olarak bir araya getirilmiş,…
Yorum BırakKamu Yönetimi Mezunu KPSS ile Nerelere Atanır? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasal Analiz Toplumları anlamak, bazen sadece bireylerin yaşamlarını ve günlük faaliyetlerini gözlemlemekle mümkün olmaz. Toplumlar, derin bir güç dinamiği, ideoloji ve kurumlar arası etkileşimle şekillenir. Her birey, bu yapının bir parçası olarak farklı roller üstlenir. Kamu Yönetimi mezunları da bu yapının içinde, devletin bürokratik düzeyinde yer alarak, toplumsal düzenin işleyişine katkı sağlamak üzere eğitim alırlar. Peki, bu mezunlar KPSS ile hangi alanlarda görev alabilirler? Bu sorunun cevabı yalnızca bir iş bulma meselesi değil; aynı zamanda güç ilişkileri, ideoloji ve devletin vatandaşına bakış açısının bir yansımasıdır. Bugün,…
Yorum BırakKalp Krizi Acısı Neye Benzer? Toplumsal Yapıların, Cinsiyet Rollerinin ve İlişkisel Bağların Sosyolojik Analizi Toplumsal yapılar, bireylerin yaşam deneyimlerini şekillendirirken, bu yapıların içindeki etkileşimler, bir insanın hem fiziksel hem de duygusal durumlarına nasıl yansıdığı konusunda önemli ipuçları sunar. Sosyolog olarak, her bireyin bedensel deneyimlerinin toplumsal ve kültürel bağlamdan nasıl etkilendiğini araştırmak, insan doğasına dair çok şey öğretir. Kalp krizi acısı gibi fizyolojik bir durumun, sadece bir organın bozulması değil, aynı zamanda toplumun ve bireyin sosyal rolünün de bir yansıması olduğuna inanıyorum. Acı, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler ile iç içe geçerek farklı şekillerde hissedilir. Peki, kalp krizi acısı…
Yorum BırakSanat Nedir? Türleri Nelerdir? Sanat, insanlık tarihinin her döneminde bir anlam arayışı, bir ifade biçimi ve toplumsal hafızanın bir yansıması olmuştur. Hem bireysel hem de toplumsal bir olgu olarak sanat, kendini farklı kültürlerde, toplumlarda ve zamanlarda farklı şekillerde ortaya koyar. Ancak sanatı tanımlamak, onun sayısız türünü anlamak, belirli kalıplara sığdırmak kolay değildir. Sanat, bir yönüyle insanın iç dünyasını ve ruhunu dışa vurmasıyken, diğer yandan toplumların değerlerini, inançlarını ve kültürlerini şekillendirir. Sanat, yalnızca bir estetik zevk değil, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk ve kültürel bağlamda yaşanan bir deneyimdir. Bu yazıda sanatı, küresel ve yerel dinamikler ışığında farklı açılardan inceleyecek ve çeşitli…
8 YorumÖnce Güneş Kremi mi Bronzlaştırıcı mı? Öğrenmenin Katmanlı Işığında Bir Pedagojik Yolculuk Öğrenmenin Dönüştürücü Işığıyla Başlayan Bir Giriş Bir eğitimci için her soru, sadece bilgiye değil, dönüşüme de açılan bir kapıdır. Öğrenme, tıpkı güneş ışığı gibidir; kimi zaman koruyucu bir tabaka ister, kimi zaman cesur bir temas. İlk sorumuz basit gibi görünür: “Önce güneş kremi mi bronzlaştırıcı mı?” Ama bu sorunun ardında, insanın bilgiyle ilişkisine dair derin bir pedagojik anlam gizlidir. Tıpkı cildimizi korumayı ya da dönüştürmeyi seçmemiz gibi, öğrenme sürecinde de biz ya kendimizi savunuruz ya da gelişime açarız. Bu yazı, yalnızca bir bakım önerisi değil; öğrenmenin doğası üzerine…
4 YorumZıpçık Ne Anlama Gelir? Tarihin Katmanlarında Küçük Bir Kelimenin Büyük Hikâyesi Bir tarihçi olarak geçmişin tozlu sayfalarını karıştırırken beni en çok heyecanlandıran şey, kelimelerin yolculuğudur. Çünkü her kelime, bir dönemin zihniyetini, toplumsal yapısını ve insan ilişkilerini yansıtan bir aynadır. “Zıpçık” da bu kelimelerden biridir — kulağa hafif mizahi, hatta neredeyse oyunbaz gelen bu sözcük, derinlerde çok daha fazlasını anlatır. Bu yazıda “Zıpçık ne anlama gelir?” sorusuna yalnızca sözlük anlamıyla değil, tarihsel süreçler, toplumsal dönüşümler ve kültürel hafıza bağlamında yanıt arayacağız. “Zıpçık” kelimesinin kökenine tarihsel bir bakış Zıpçık kelimesi, Osmanlı Türkçesi’nden günümüze ulaşan halk kökenli bir ifadedir. Tarihsel olarak “küçük ama…
6 YorumKaynakların Sınırlılığı ve Beyazlayan Yüz: Bir Ekonomistin Merceğinden Ekonomi biliminin temelinde, sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları karşılama çabası yatar. Bu çaba yalnızca parayla ölçülmez; zaman, enerji, hatta sabır da birer kaynaktır. “Yüz kaç günde beyazlar?” sorusu, ilk bakışta biyolojik bir merak gibi görünse de, aslında ekonomik bir metafordur. Çünkü yüzün beyazlaması, yani değişim süreci, tıpkı bir ekonominin yeniden dengelenmesi gibi; zaman, sabır ve stratejik tercihlerle şekillenir. Piyasa Dinamikleri: Değişimin Görünmeyen Elinde Bir Yüz Bir ekonomide arz ve talep nasıl fiyatları belirliyorsa, yüzün değişim hızı da bireyin çevresel koşullarıyla belirlenir. Gerginlik, stres, uyku eksikliği ya da dengesiz yaşam biçimi; ekonomideki dalgalanmalara benzer…
8 YorumKarşılıklılık Nedir Psikoloji? İnsan İlişkilerinin En Tatlı “Al-Ver” Dengesi Hadi dürüst olalım… Hepimiz en az bir kere “Ben bu kadar uğraşıyorum ama o hiç karşılık vermiyor!” diye iç geçirmişizdir. İnsan ilişkilerinin görünmeyen ama en etkili yasası olan karşılıklılık, aslında sosyal hayatımızın gizli sözleşmesidir. Birine kahve ısmarlarsın, sana bir gün çay ısmarlar. Doğum gününde hediye alırsın, o da seninkinde unutmamaya çalışır. İşte tam da bu “karşılıklı jestleşmeler” zincirinin psikolojik arka planı, sandığınızdan çok daha derin ve… biraz da komiktir! Psikolojide Karşılıklılık: Al-Ver Dengesinin Beyin Kimyası Psikolojide karşılıklılık, bir kişinin aldığı bir davranışa benzer bir davranışla karşılık verme eğilimini ifade eder. Yani…
4 Yorum